Makrobiyotik Beslenme Nedir?

Yunanca makro ( büyük, geniş, uzun ) ve bios ( yaşam ) kelimelerinden türemiş olan makrobiyotik bir beslenme biçiminden çok sağlıklı yaşam biçimidir. Temel besin kaynağı olarak tam tahılları kullanan makrobiyotik beslenme hem yenilen şeylerin hem de yeme şeklinin birleşimi ile bir bütünlük oluşturur.

Makrobiyotik beslenmede tam tahıllar esas alındığı gibi tamamlayıcı ve destekleyici besin olarak da sebze ve baklagiller kullanılır. Makrobiyotik beslenmede rafine edilmiş gıdalar ve aşırı işlem görmüş besinler kesinlikle önerilmez. Besinlerin iyi çiğnenmesi önerilir. Bu sayede aşırı yemenin önüne geçilebilir ve sindirim desteklenebilir.

İlk kayıtlarına Hipokrat ‘ın kayıtlarında rastlanan makrobiyotik beslenmede ne tüketildiği, nasıl tüketildiği ve ne kadar tüketildiği büyük bir bilinç içerisinde gerçekleştirilir. Kilo sorununa çözüm getirdiği gibi vücudun besin dengesinin korunmasını sağlar. Kan şekerinin dengelenmesi için faydalıdır, vücutta oluşan şişkinlik ve ödemin atılmasını sağlar. Sindirimi ve bağışıklığı güçlendirir, ani ruh değişimlerini engelleyerek ruhsal sağlığı korur. Makrobiyotik beslenmenin faydalarından bir diğeri de, kanser ile mücadelede oldukça etkili oluşudur. Kimi kaynaklarda kanser önleme diyeti olarak geçen makrobiyotik beslenme, tahıl, sebze ve baklagiller ile desteklenerek bağışıklık sisteminin doğru çalışmasını sağlar, kanser türlerinin iyileşmesinde etki gösterir.